BM Nüfus Fonu’nun “Gerçek Doğurganlık Krizi” başlığıyla yayımladığı “2025 Dünya Nüfusunun Durumu Raporu”na göre, dünya genelinde kadın ve erkekler istedikleri sayıda çocuk sahibi olma hedeflerine ulaşamıyor.
UNFPA ve YouGov tarafından 14 ülkede yapılan ankete göre, katılımcıların yaşam boyu sahip olmak istedikleri ideal çocuk sayısını değiştirdikleri görüldü. Üreme çağındaki yetişkinlerin %18’i istedikleri sayıda çocuk sahibi olamayacaklarına inandıklarını belirtirken, %11’i istediklerinden az ve %7’si fazla çocuk sahibi olduklarını ifade etti.
Ortalama yaşam süresindeki artış ve doğurganlık oranlarındaki düşüş nedeniyle dünya nüfusu giderek yaşlanıyor. 2023 itibarıyla 65 yaş ve üzeri kişi sayısının 809 milyon olduğu belirtilirken, bu rakamın 2050’de 1,6 milyara, yüzyıl sonunda ise 2,4 milyara ulaşması öngörülüyor.
Raporda vurgulanan “üreme ajandası” kavramı, bireylerin çocuk sahibi olma kararlarını özgürce verebilmesi gerektiğini ifade ediyor. Ancak ekonomik faktörler, sağlık hizmetlerine erişim ve cinsiyet temelli iş bölümü gibi nedenler doğurganlık hedeflerine ulaşmayı zorlaştırıyor.
Afrika’nın küresel nüfus artışında öncü olduğu raporda belirtilirken, Asya’da farklı doğurganlık oranları dikkat çekiyor. Avrupa’da ise nüfusun yaşlandığı ve azaldığı gözlemleniyor. Üreme hedeflerine ulaşamamada ekonomik sorunlar, işsizlik ve ev içi iş bölümündeki eşitsizlikler önemli faktörler olarak öne çıkıyor.
Bu verilere dayanarak, dünya nüfusunun doğurganlık konusundaki değişen eğilimleri ve yaşlanan nüfus yapısının küresel ekonomi ve sosyal sistemler üzerindeki etkileri üzerinde ciddi bir değerlendirme yapılması gerektiği ortaya çıkıyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]