ABD ve İran yetkililerinin “anlaşmaya yaklaşıyoruz” mesajlarına rağmen, Amerikan ordusunun dün gece İran’ın güneyindeki Bender Abbas ve Larak Adası yakınlarında gerçekleştirdiği hava saldırıları, sahadaki tansiyonu artırdı. ABD Merkez Kuvvetleri (CENTCOM), söz konusu saldırının İran gemilerinin bölgeye yeni mayınlar yerleştirme olasılığına karşı yapıldığını iddia ederken; İran Devrim Muhafızları Ordusu, bu saldırıyı “ateşkese uymama” olarak nitelendirerek karşılık vermeye hazır olduklarını duyurdu.
Beyaz Saray kaynaklarına göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik tehditlerden ziyade daha fazla diplomasiye odaklandığı bildiriliyor. Trump, Türkiye, Mısır ve Körfez ülkeleriyle yaptığı görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada barışa daha da yaklaştıklarını ancak “iyi bir anlaşma” için acele etmeyeceklerini vurguladı. ABD yönetimi içerisindeki eleştirilerle karşı karşıya kalan Trump, henüz anlaşmanın tamamlanmadığını ve sonucun beklendiğini belirterek tepkileri savuşturmaya çalışıyor.
Tahran’ın öncelikli talebi ise Batı bankalarında dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılması. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Araqchi, 24 milyar dolarlık alacaklarının bir kısmının hemen ödenmesini, geri kalanın ise belirli bir süre içinde tamamlanmasını talep ediyor.
Diplomatik kaynaklar, taraflar arasındaki ana anlaşmazlığın İran’ın zenginleştirdiği uranyumun ya ABD’ye gönderilmesi ya da uluslararası denetim altında İran’da imha edilmesi konusunda olduğunu belirtiyor. İran, nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanımının “vazgeçilmez bir hak” olduğunu savunurken, ABD imhanın gerekliliğini ileri sürüyor.
İran, stratejik olarak önemli olan Hürmüz Boğazı’nın geçiş ücreti alarak gelir elde etmek istiyor ancak ABD, boğazın serbest ve maliyetsiz bir geçiş noktası olması gerektiğini savunuyor.
İran lideri Mücteba Hamaney, bölgesel iş birliğine vurgu yaparak ABD’nin bölgedeki askeri varlığının sona ermesi gerektiğini belirtti. Uzmanlar, sahadaki askeri çatışmaların önümüzdeki günlerde atılacak somut adımlarla nasıl sonuçlanacağının nükleer ve mali konulardaki adımlarla belirleneceğini öngörüyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]