Ulusal Bilim Vakfı’na (NSF) bağlı NOIRLab’da doktora sonrası araştırmacı olarak görev yapan Anniek Gloudemans, bu keşfin erken evrende şimdiye kadar gözlemlenen en büyük radyo jeti olduğunu belirtti. Büyük patlamadan kısa bir süre sonra yayılan bu devasa radyo jetleri daha önce tespit edilememişti. Gloudemans’a göre, bu durumun sebebi, 13,8 milyar yıl öncesinden kalan kozmik mikrodalga arka plan ışımasının, bu tür uzak cisimlerin radyo ışığını sönükleştirmesi olabilir.
Çoğu büyük galaksinin merkezinde süper kütleli bir kara delik bulunmaktadır. Bu devasa gök cisimleri, çevresindeki maddeleri güçlü kütle çekimiyle içine çekerek enerji yaymalarına neden olurlar. Bu süreç, bazı kara deliklerin büyük miktarda enerji yaymasına neden olur ve bilim insanları, bu enerjinin kuasarların oluşumunu tetiklediğini düşünmektedir. Kuasarlar, evrendeki en parlak gök cisimleri olup enerjik madde jetleri yayabilirler.
Gökbilimciler, evrenin uzak noktalarına bakarak geçmişi inceleyebilirler. Bu keşif, ilk radyo jetlerinin oluşma zamanını ve galaksileri şekillendirme sürecini anlamak için önemli bir pencere açmaktadır. 1,2 milyar yıl yaşındaki bir kuasarın oluşturduğu iki loblu radyo jetinde, farklı uzaklıklara yayılma ve parlaklık değişkenlikleri gözlemlenmiştir. Gloudemans’a göre, bu değişkenlikler çevresindeki aşırı koşullardan kaynaklanmaktadır.
Bu keşif, evrenin erken dönemlerinde daha fazla benzer cismin var olabileceğine işaret etmektedir. Araştırmacılar, bu tür jetlerin oluşum mekanizmasını anlamak için ileride daha fazla gözlem yapmayı planlamaktadır. Gloudemans, erken evrende yaklaşık bin kuasarın tespit edildiğini belirterek, bu keşiflerin önemine vurgu yapmıştır.
Reklam & İşbirliği: [email protected]