Yıllardır savaşların ve işgallerin gölgesinde anılan Afganistan, bugünlerde farklı bir konuyla dünya gündeminde. Çin, Pakistan ve Taliban yönetiminin dışişleri bakanları aynı masa etrafında toplandı. Görüşmenin merkezinde ise Çin’in “Kuşak ve Yol Girişimi”nin en iddialı damarlarından biri olan Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru (CPEC) vardı. Bu dev proje, Pakistan’ın Gwadar Limanı’ndan Çin’in batısına uzanan hat üzerinden yalnızca iki ülkeyi değil, Afganistan’ı da içine alacak bir vizyonla yeniden tasarlanıyor. Bu buluşma, sadece diplomatik bir adım değil, bölgenin geleceğini, küresel ticaret dengelerini ve yeni güç mimarisini ilgilendiren stratejik bir adım olarak okunuyor.
Çin’in hedefinde Orta Asya ve Orta Doğu’ya kesintisiz erişim sağlayacak bir ekonomik koridor oluşturmak var. Taliban için bu, uluslararası meşruiyet yolunda önemli bir basamak anlamına geliyor. Pakistan içinse kronikleşmiş ekonomik darboğazdan çıkmak ve güvenlik krizlerini dengelemek için büyük bir fırsat yaratıyor. Fakat aynı masaya oturan aktörler, aslında çok daha karmaşık bir satranç tahtasının taşlarını oynatıyor.
Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru, son on yılda 65 milyar doları aşan projelerle Gwadar Limanı’ndan Çin’in batısına uzanan stratejik bir hat oluşturdu. Şimdi bu hattın Afganistan’a uzatılması, Orta Asya’ya çıkış kapısı olarak yeni bir aşamaya işaret ediyor. Ancak sahadaki gerçekler bu planı zorlaştırıyor. Afganistan’ın yaptırımlar altındaki bankacılık sistemi, gümrük düzenlemelerindeki belirsizlik ve uluslararası izolasyon, projeyi kağıt üzerindeki bir vizyondan ibaret kılma riski taşıyor.
Güvenlik, bölgede her büyük yatırım planının üzerinde dolaşan en ağır gölge konumunda. Pakistan-Afganistan sınırındaki Torkham ve Çaman kapılarında yaşanan gerilimler, ticaret akışını sık sık durduruyor. İslamabad, Tehrik-i Taliban Pakistan’ın (TTP) Afganistan’dan saldırı planladığını ileri sürüyor. Kabil ise bu suçlamaları reddediyor. Bu karşılıklı güvensizlik, koridoru adeta bir “ateş hattı”na dönüştürüyor.
Çin-Pakistan-Taliban diplomasisi, bölgenin geleceğini şekillendirecek önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Ancak başarılı olabilmesi için güvenlik, finansal ve diplomatik uyum ile şeffaf bir kalkınma modeli gibi önemli unsurların göz önünde bulundurulması gerekiyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]